Pts. Şub 6th, 2023

Benim Datçam Haber

Sizin İçin Değil Sizlerle Haber

*- 22 YIL ÖNCEKİ FOTOĞRAF  / YAŞAR EYİCE

Bugün gibi anımsıyorum, 22 yıl önce bu günü!

Dondurucu bir soğuk vardı, İzmir’de…
Yıllardır ilk kez Aralık ile birlikte İzmir, Konak meydanı, kordonboyu, Kültürpark dahil karla kaplanmıştı…
Öyle ki, ESHOT yani Belediye toplu ulaşım araçları bile yüksek semtlere çıkamıyordu.

Biz bir avuç teknisyen ve matbaa ustası inanılacak gibi değil ama Haber Ekspres Gazetesi’nin Bornova Naldöken’de yeni kurulan matbaasında mahsur kalmıştık.
Hemen birkaç kilometre ötede, hem de düzayak yerde, Bornova Küçükpark’taki evime gidememiştim.
Biz bir avuç kişi Büyüğümüz Aydın Bilgin yönetiminde bir dünya rekoruna imza atmak üzereydik.
Haber Ekspres Gazetesini, İzmirli daha doğrusu halkla kucaklamasını sağlamaya çalışıyorduk.
Bayram üzeri idi…
Ve 60 santim kalınlığında beton dökülmüştü, bu arada…
Kiralanan deponun camları bile takılı değildi…
İstanbul’dan gelen ünlü montörler bile bizim ve teknik ekibimizin önerilerine şaşırıyorlar, ‘Bundan böyle Türkiye’nin her yerinde sizlerle çalışalım!’ diyorlardı…
Yani işimizi o kadar düzgün ve bilgili yapıyorduk…
Yoksa 10 günde bir matbaa sıfırdan kurulabilir miydi?
Arada, Şirinyer’de oturan ve Allah uzun ömür versin Demokrat İzmir’den tanıdığım Başmakinist Yılmaz Düzbastılar ile İstanbul’da olan yine ünlü ustalardan ‘Altındiş Ziya’ ile Josep ustayı da arıyor, çalışmalarımızı anlatıyordum.
Ve beklenen an geldi…
Yine dünyada ilk kez, ‘prova baskısı’ bile almadan, bir gazeteyi ‘Türkiye ve dünyaya’ tanıtacaktık…
Tarih 22 yıl önce saat 22.00 idi…
Sayfalar özel hat ile Çankaya’daki merkez binadan Bornova Naldöken’deki matbaaya hala aynı görevle birlikte Spor yazarlığı ve servis şefliği de yapan Murat Babaoğlu tarafından gönderilmişti.
Filmler alınmış, kalıpları çekilmiş, dev rotatife yerleştirilmiş.
Sonradan öğrendim;
Meğer matbaanın sahibi yani patronu kağıt üzerinde ben görülüyormuşum.
Sonra bir nedenle Emniyet Müdürlüğüne çağrıldığımda öğrenmiş oldum.
O da ayrı bir hikâye!
İfademizi verdik, soruşturmadan kurtulduk…
Mahkemeye de gidebilirdim…
Zaten 900 küsür defe ‘Sorumlu Yazıişleri Müdürlüğümden’ dolayı mahkemeleri, adliyeyi komşu kapısı yapmıştım, şimdiki zamana kadar…
Öyle günler oldu ki, arka arkaya altı davam bile görülüyordu…
Neyse hepsini alın akıyla atlattım…

*-

Patron Aydın Bilgin’i davet ettik, Yahya Usta ile birlikte ‘Yeşil düğmeye’ yani makinayı çalıştırmaya…
Tam bu sırada, kapının önündeki meydanda 50’lik, 100’lük paketleri (gazeteleri) almak, yüklemek ve Balıkesir, Çanakkale, Uşak- Afyon- Kütahya, Aydın- Denizli, Mugla- Fethiye, Kuşadası- Söke- Bodrum ve izmir için dağıtımı gerçekleştirecek tüm araçlar da motor dediler.
Yani motorlarını çalıştırdılar…
Şoförler bir yanda durduk yerde motora gaz veriyor, diğer yandan korna çalarak ‘müjdeyi’ yani Haber Ekspres’in yayına başladığını duyuruyorlardı.
Büyük bir neşe ve mutluluk hakimdi…
Bir hayal gerçekleştirilmişti…
Ben de, ilk nüshayı aldım ve Başta kurucumuz, bütün mal varlığını harcadığı Haber Ekspres’in herşeyi Aydın Bilgin ağabeyimizin imzasını aldım.
İşte görüntüdeki 22 yıl önceki bu fotoğraf da o anı belgeliyor…
Bu fotoğrafı da, çok yıllar sonra Aydın Bilgin ağabeyimiz mail yoluyla bana gönderdi…
Yani ben farkında bile değildim, çünkü emeklerimiz boşa gitmemişti…
Turgut Uluhan tanık…
Kar ve kemiklerimize kadar işleyen soğuk yalnız yüzümü değil, her tarafımı yaz güneşi gibi yakmıştı…
Gören ‘solaryuma’ mı gittin!’ diyordu…
Haber Ekspres şimdi 22 yaşında…
Ne çabuk geçti…
Gerek teknik servisten, gerekse yazıişlerinden, ilan servisine kadar kimler geldi, kimler geçti?
Okul gibi…
Şu anda yalnız İstanbul’da, ya da Ankara’da değil…
Türkiye’nin her yanında olduğu gibi Avrupa ve Amerika’da da Haber Ekspresçi arkadaşlar var…
Bu satırları yazmayacaktım…
İstanbul’dan Mert Aybars ile Avusturya’dan İsmail Gökmen’in mesajları ‘Haydi yaz!’ demeleri beni ateşlemiş oldu.
Tabii ki; Ünal Tümin’i, Murat Eştürk’ü, Okan Yüksel’i, Deniz Hancı’yı, Timuçin Tulisi, Bornovalı hemşehrim Hüseyin Tan’ı da unutamam…
Daha niceleri var…
Belki onları da yazarım…
Çünkü içimizden çok ama çok basın kahramanı çıktı…
Çoğu da ne reklamını yapar, ne de kendilerini olduklarından başka gösterirler…
Hepsi benim gözümde gerçek emekçidirler…
Emek sömürücüsü değil…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © All rights reserved. Sitemiz Realooks bilişim hizmetleri tarafından kurulmuştur.