Pts. Şub 6th, 2023

Benim Datçam Haber

Sizin İçin Değil Sizlerle Haber

KARABURUN’da HUZUR BOZULMAYACAK / YAŞAR EYİCE

Karaburun Belediye Başkanı hukukçu İlkay Girgin Erdoğan…

Zaman zaman kendisinden söz ediyorum…

Çünkü; çok kişi ve kuruma karşı cesaretle büyük mücadele veriyor.

Okuyucularım anımsayacaktır;

Daha düne kadar başı beladan kurtulacak gibi değildi…

Her adımını atması, her hareketi muhalefetin ve de ‘altın bulmuş gibi’ yandaş medyanın gündeminden düşmüyordu.

Allayıp pullayıp yani büyütüp manşete taşıyorlardı.

Şimdi o günler geride kaldı…

Ama şimdi kendilerini çok daha büyük tehlikenin içinde buldular..

‘Beyaz yakalı’ denilenler, ‘Biz sizdeniz!’ diyerek sözde Karaburun’a ‘karşılıksız’ hizmet etmeye geliyorlar.

Ama asıl niyetleri sonradan anlaşılıyor.

Ayrık otu gibiler…

Bunlar ‘iyilik’ ya da ‘yardım’ adı altında bir yere girdikten sonra çıkarmak imkânsız hale geliyor.

Bu konuyu ve tabloyu ilk kez çok yıllar önce Ayvalık’ta görmüştük…

Genç yaşta Belediye Başkanı Seçilen Ali Güreli zamanında…

Genç yaşına rağmen MHP’den Belediye Başkanı seçilen, zamanımızın zeytin üreticisi ve önemli ihracatçısı Ali Güreli, kısa süre önce bunlara anılarında dile getirmişti.

İngilizce ‘The road to hell is paved with good intentions’ Türkçesi ‘Cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşenmiştir’ diye bir deyiş vardır.

Deyişi kimin bulduğu bilinmemekle beraber oldukça eski olduğu muhakkak. 17. yüzyıldan kaldığı kabullenilir.

Oldukça sık kullanılan bu deyiş iyi niyetlerle yapılan bazı düzeltmelerin sonuçlarının düzeltmeye çalıştıkları işten daha beter çıkması üzerine söylenir.

Yaptığımız işlerin, aldığımız kararların olası sonuçlarını iyi düşünerek ona göre hareket etmemiz gerektiğini söylemeye herhalde gerek yok. Buna rağmen öyle kararlar alınıyor öyle işler yapılıyor ki herkesin bu öneriye riayet ettiğini söylemek vallahi zor.

*- BAŞLARINA NELER GELDİ, NELER?

Bakın size bir örnek:

Çin’in kurucusu Mao’nun ‘İleriye Dönük Büyük Sıçrama’ programının bir parçası olan ‘Dört Haşere’ projesi. Evet, doğru okudunuz ‘Dört Haşere.’ Projede adı geçen haşereler sivrisinekler, karasinekler, fareler ve serçeler.

Projenin hedefi ise ‘çok iyi niyetli’:

Pirinç üretimini olumsuz etkileyen sineklerin, farelerin ve serçelerin Çin’de kökünü kazıyarak bu sorunu çözmek.

Projenin uygulamaya konulması sonucu 23 milyon kuş öldürüldükten sonra beklenmedik bir şey oluyor.

Birdenbire ortaya böcek sürüleri çıkıyor.

Peşinden çekirge istilası ve onun peşinden sümüklüböcek salgını. Kuşların kökü kazınmamış olsa bunları yiyecekler ama ortada kuş kalmamış.

Bu çevre yıkımı 1958-1961 arası görülen ve 20-45 milyon Çinlinin açlıktan ölmesine yol açan kıtlığın nedenlerinden biri olarak tarihe yazıldı.

Bir yıl sonra Çin Sovyetler Birliği’nden kuş ithal ederek sorunu çözmeye kalktı.

Amerika’dan da, dünyanın birçok ülkesinden de örnekler var.

Yani kentlerin geleceği için iyi düşünmek, her ‘iyilik meleğine’ özellikle dışarıdan gelenlere daha dikkatli olmak lazım.

Halkın arasında, çeşitli benzer örneklerden sonra şöyle bir deyiş de yerleşti:

‘Tanrı bizi iyi niyetlilerden korusun!’

*- YOKTAN VAR EDİLİYOR

Kadın Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, ‘Resmi nüfusumuz 12 bin 500! Ama yazın 250 bin, kış aylarında ise pandemiyle birlikte 40 bin kişiye hizmet ediyoruz.

Bu arada, ‘beyaz yakalı’ olarak adlandırılan binlerce kişi Karaburun’a yerleşmek istiyor. Başka sahil kentlerinde olduğu gibi beton yığınına çevirmek istiyorlar. Tabii ki bu arada ‘iyi niyet!’ elçilerini de gönderiyorlar,

Hayal ettikleri yer olarak belirledikleri Karaburun’u bilerek ya da bilmeyerek Cehennem’e çevirmek istiyorlar. Gösterişle saraylar, kaleler yapmak istiyorlar kendi zevkleri ve keyifleri için. Beton yenmez… Topraktan yetişen yenir. Kıymetli toprağımızın betonlaşmasına kim olursa olsun, biz olduğumuz sürece izin vermeyiz!’

Yani Karaburun şirin haliyle, nergiziyle, keçisiyle, tabiatıyla yüz yıllardır olduğu gibi yine insanların daha doğrusu tüm canlıların mutlu, mesut ve huzurlu olduğu yaşadığı bir örnek yer olarak kalacak Başkan İlkay Girgin Erdoğan ve ekibi ile meclisiyle…

Bu arada İlkay Başkan, Ocak sonu Şubat başındaki Nergiz Festivaline herkesi beklediğini duyuruyor.

*- BEYAZ YAKALI NEDİR?

Yazıda ‘Beyaz Yakalılardan’ söz ettim.

Peki, ‘Beyaz Yakalı kimlere denir?’

Genelde ben hep karıştırırım…

Okuyucularımdan bazılarının da karıştırabileceği ihtimali üzerine yazma ihtiyacını duydum!

İş hayatına giriş yapacak kişilerin de kavramsal yakaları iyi bilmelidir.

Bu nedenle ‘beyaz yakalı nedir?’ ile birlikte ‘mavi’ ve ‘sarı yakalı!’ da nedir sorusunun cevabını öğrenmelidir.

İş hayatında üç yaka türü vardır:

Beyaz yaka, mavi yaka ve sarı yaka.

Sarı yakanın diğer adı ‘altın yaka’ olarak bilinir.

Tüm bu yaka çeşitleri yaptıkları iş olsun çalışma ortaları olsun birbirlerinden ayrılırlar.

Bu nedenle meslek seçimi yaparken size en çok hangi yaka türü uyuyorsa onu seçmeniz iyi olur.

BEYAZ YAKA; Bu yaka türündeki insanlar beden güçlerinden çok zihinsel güçleri ile çalışan masa başı faaliyet gösteren meslek gruplarıdır. Yani yönetici grubundan memur grubuna kadar olan tüm meslek türleri beyaz yakalıdır.

El emeğine çok önem vermeyen zihinsel olarak çalışan ve teknolojiyi aktif olarak kullanan bir meslek grubudur.

Beyaz yaka meslek türleri için; mühendislik, yöneticilik, laboratuvar, AR-GE, bakım, onarım, depolama gibi daha onlarca meslek türü örnek olabilir.

*

MAVİ YAKA NEDİR?: Mavi yaka çalışanları genellikle bedensel güçlerini kullanarak maaş alan kişilerdir.

Mal veya hizmet üretimi gibi el emeği geren işler mavi yakalıların uzmanlık alanıdır.

Aynı zamanda tezgah başında çalışan kişilerde bedensel gücü zihinsel güçten fazla kullandığı için mavi yakalı sınıfına girerler.

Mavi yakalılar sadece maaş ile değil yevmiye, saatlik ücret, parça başına gibi ücretlendirme yöntemleri ile de para kazanabilirler.

Ancak ustabaşı, amir gibi meslek grupları planlama yaptıkları için zihinsel gücü daha çok kullanırlar.

Bu nedenle bedensel güç kullanarak çalışsalar bile mavi yakalılar sınıfına girmezler.

SARI YAKA NEDİR?: Sarı yakalılar grubu beyaz yakanın üstüdür.

Yani beyaz yakalılar grubundan daha çok tecrübeye ve deneyime sahip, daha iyi eğitim almış kişiler olarak bilinirler.

Örneğin beyaz yaka olarak birinin işinde kendini geliştirmesi ve kendi iş yerini açması beyaz yakadan sarı yakaya geçmesini anlatır.

Veya hiç şirket açmıyor sadece şirket içinde normal bir çalışandan yönetici konumuna getiriliyorsunuz.

Yaşar EYİCE
0532 781 95 18
Twitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © All rights reserved. Sitemiz Realooks bilişim hizmetleri tarafından kurulmuştur.