Pts. Şub 6th, 2023

Benim Datçam Haber

Sizin İçin Değil Sizlerle Haber

*-  UMUTSUZLUĞA YER YOK      / YAŞAR EYİCE

Belgin Hanım bir tanıdığımın önerisi ile beni buldu.

Önce duyurularını gönderdi:

Birinci duyuru şöyle;

‘Mahkûmun çıkmayan sesi olmak için toplanıyoruz!’

‘Bizler Fetö Terör örgütü tarafından yargılandık’ diyen Berrin Hanım ve ‘Mahkûm Yakınları Af Ve Ceza İndirimi Haberleri’ grubu üyeleri 4 Aralık 2022 Pazar günü (YARIN) saat 14.00’de Konak’ta YKM önünde bir araya gelecek.

İkinci Duyuruları ise afiş şeklinde ve daha geniş kapsamlı;

 

 

‘Öksüz yavruları bağrına basan şehir İzmir’deyiz!’ dedikten sonra şöyle devam ediyorlar:

 

 

‘Tüm İzmir ve Çevre İllerdeki mahkûm ailelerini af çağrısı yapmak için bekliyoruz!’

İmza yerinde ise ‘Adil Yaşam Derneği’ adı bulunuyor…

Hassas bir konu;

Belgin Hanım bu gönderilerinden sonra bana da şu çağrıyı yapmış:

‘Sizi de aramızda görmekten gurur duyarız lütfen buyurun gelin!’

Davetlere genelde katılıyorum…

Ama davet anında İzmir’de olmayacağımı, ama haberlerini duyurabileceğimi, bunu da kendilerinden ya da meslektaşlarımdan alabileceğimi belirttim.

Belgin Hanım daha rahat hareket kabiliyeti sağlamam için şu notu da ekledi:

‘Valilikten gerekli izni aldık!’

Bu bilgi şu demek;

‘Herkesin başına gelebilecek bu felakete karşı birlikte hareket edip, üst yönetimlerin dikkatini çekebiliriz…’

Hepimiz biliyoruz:

Aptallar ne affeder, ne unutur!

Safla af eder ve unutur!

Akıllılar ise af eder ama unutmaz!

Yani bizler de hem başımızdan geçenleri, hem de komşularımızın, tanıdıklarımızın, yani insanlarımızın başlarından geçenleri unutmamalı ve birlik, beraberlik mesajları vermeliyiz.

Sümerliler ne demiş?

‘Vatan, dürüst bir adam tarafından inşa edilir!

Ve, bir hain tarafından yok edilir…’

Ailelerin hainler tarafından bölünmesini, yani gerçek kader değil hain kurbanlarını birlik ve beraberlik, yani destek vermemiz kurtarabilir…

Bir ilave daha yapıp, başka konuya geçeceğim:

İsteyen üzerine alabilir…

‘Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayanlara hayret!

Sahip oldukları şeylere, hiç kaybetmeyecekmiş gibi sarılanlara hayret!

Üç günlük dünyayı, hem kendilerine hem sevdiklerine zehir edenlere hayret!

Oysa aldığın nefes, taşıdığın beden, hepsi emanet!

Bunları düşünürsek, herhalde ‘hak, hukuk, adalet!’ diye hepimiz haykırırız…

*- KENDİ İŞİNİN PATRONU!

Şimdi İzmir’de yaşayan, yani hemşehrimiz Abdülmecit Demir’in bir anısını paylaşacağım.

Herkesi aynı kefeye koyanların belki dikkatlerini çekmiş olabilirim.

Abdülmecit bir ressam…

Ve kendini, ‘Kendi işimin patronuyum!’ diyerek tanıtıyor…

Bence bu açıklama, içindeki fırtınayı anlatmaya yetiyor.

 

 

Şimdi gerçekten etkilendiğim Abdülmecit Demir’e söz veriyorum;

‘1977 yılı idi…

Kuleli askeri lisesi sınavına öyle bir hazırlanmışım ki, kendimden emin sınava girdim, ilk on dereceye girdiğim halde beni doğduğum yer nedeniyle elediler..

Diyarbakır’da beni sınava götüren ve orada polis memuru olan babamın teyze oğluna  üzülerek itiraf eden bir albay idi..

genelkurmaydan gelen ırkçı emir böyle imiş..

zaten yıllar sonra oramiral Güven Erkaya’da teyit edercesine itiraf etti..

Neyse, (kader, kısmet diyelim)

ben de Liseye devam..

Biz O dönem gençliği (78 kuşağı), sosyal adaletsizlik bölgesel ayrımcılık ve sistemin çürümüşlüğüne karşı kendimizi sorumlu hisediyor, sosyalist bir devrim yaratmak adına bilinçlenmek için Marks’ın Kitaplarına dayandık..

yine birgün evin bir köşesinde Marks amcanın manifestosunu okurken babam gördü..

Kitabı saklamaya çalışsam da;

‘Oğlum o okuduğun kitap ne diyor, kafana neyi sokuyor? Bana da anlatsana!’ dedi;

-Baba kitap, Sosyal adaletten, eşitlikten ve yoksulluğun kader olmadığını, haksız zenginlikten doğan sebepleri ve özel mülkiyeti ortadan kaldıracağını anlatıyor, deyince, kitabı elimden aldığı gibi yırtıp, sobaya attı..

‘Kalk Yallah, namazını kıl!’

‘Herkes zekâtını hakkıyla verirse ortada fakirlik kalmayacak oğlum, al sana sosyal adalet, bırak bu komonist kitapları!’

Rahmetli Anam’da okuduğum diğer kitapları yaktı, hatırlıyorum aralarında Pablo Neruda’nın şiir kitabı, Jack London ve Maksim Gorki’nin Romanları da vardı…

Birkaç ders kitabım da gümbürtüye gitti.

Bugün Babam’ın vefatının 10.yıldönümü imiş.

Giden geri gelmiyor…

Sadece anılar ve Rahmet okumalar kalıyor…

Mekanınız Cennet olsun Anam, Babam…’

Umarım artık ön yargılar kalkar…

Gerçekleri, acı da olsa görürüz, biliriz, buna göre adımlarımızı atarız.

*- ENGELLİLER GÜNÜ ETKİNLİKLERİ

Dünya Engelliler Günü dolayısı ile Foça Kent Konseyi Engelli Meclisi ve Foça Belediyesi tarafından etkinlikler düzenlendi.

Engelli vatandaşların karşılaştıkları zorluklara dikkat çekmek için düzenlenen farkındalık yürüyüşü, 3 Aralık Cumartesi günü eski Devlet Hastanesi önünden başladı.

 

 

Nihat Dirim Barış ve Demokrasi Meydanında Foça Belediye Tiyatrosu İnteraktif Gösterisini sundu.

*- SPOR ENGEL TANIMADI

 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle engelliler “Hemsbaal Engel tanımıyor” mottosuyla Hemsbaal oynadı.

Farkındalık gününde 73 engelli “Hemsbaal Engel tanımıyor” mottosuyla Hemsbaal oynadı.

Karşıyaka İlçe Spor Müdürlüğünün düzenlediği, sponsorluğunu Karşıyakalı iş adamı Osman Avcı’nın üstlendiği “Hemsbaal Engel tanımıyor” etkinliğine kurum yöneticileri ile engelli oyuncu yakınları katıldı.

*-

Yaşar EYİCE
0532 781 95 18
Twitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © All rights reserved. Sitemiz Realooks bilişim hizmetleri tarafından kurulmuştur.